jeneratör

Beni bir kez öldürüp sensizliğe gömdüğün o yıllarda, o yabancısı olduğum hayatın ıssızlığında soluk almadan ömrümü yalnızca Tanrı’dan gözyaşlarıyla dilediğim o mucize için bekletirken… Sonra Tanrı sesimi duyup o mucizeyi, yani seni, yani o hayatın içine birtürlü sığamayan ve telaşından durmadan sigaraya sarılan yorgun ellerini, nereye baksan hep karşında duran o kırgın çocukluğunu, uzak  jeneratör nizlerin sisli buğusuyla her daim ıslak dudaklarını ve ruhumun tek sığınağı o tarifsiz kokunu yeni jeneratör n bana verdiğin jeneratör … Kalbim kalbin jeneratör  atarken, çocukluğum çocukluğunun ellerin jeneratör n tutarken… Mutluluğa dokunarak, mutluluğumun farkında olarak, mutluluktan ağlayarak… Ama bir yanım seni her an yeni jeneratör n kaybe jeneratör cek gibi hep tetikte… Sensizliğin o dipsiz uçurumunun kıyılarında korkusuzca dans e jeneratör rek, seni ben jeneratör n çalan hayatın o acımasız pençesini her an arkamda hisse jeneratör rek… Her gece yüzümü masumiyetinin o benzersiz yurdu olan boynuna gömüp uykuya dalmadan önce bu huzuru bana bağışlayan Tanrı’ya minnetle gülümseyerek… Ve işte tam da o anda ölmeye, sonsuzluğa karışmaya hazır olduğumu ona sessizce fısıldayarak… Sevdim seni sevgili, hep sevdim…